Gebelikte diyabet (gizli şeker)

Şeker hastalığını üç grup altında inceleyebiliriz. Bunların birincisi; doğuştan vücudun insülin hormonu üretmemesine bağlı olarak ortaya çıkar ki, buna tip 1 diyabet hastalığı da denir. İkincisi daha sonradan gelişen, tip 2 olarak adlandırılan; insülin hormonunun üretilmesi ancak, dokuların insüline yanıt vermemesinin, insülin yokmuş gibi davranmasının sonucu oluşan şeker hastalığı türüdür. Gebelik şekeri (gestasyonel diyabet veya gizli şeker) de, üçüncü tip şeker hastalığı olarak karşımıza çıkar.

Gebelikte diyabet (gizli şeker), hamile kalındıktan sonra gebelik hormonları nedeniyle ortaya çıkar. Hamilelikle birlikte anne adayının vücudundaki glikoz miktarı artar. Artan bu glikoz, vücudun yeteri kadar insülin hormonu üretilememesinden dolayı dokulara dağıtılamaz ve kanda kalırsa, kan şekeri yükselir ve gebelik şekeri dediğimiz durum oluşur. (İnsülin hormonunun görevi; gördüğü ve aldığı şekeri dokulara eşit bir şekilde dağıtmaktır.) Glikoz dokular tarafından kullanılmaz ve kanda serbest olarak kalırsa; başka maddelere dönüşerek, organların zarar görmesine sebep olabilir. Bu da hem anne hem de bebek için riskli bir durumdur.

Normalde anne adaylarının % 95’inin vücudu, ekstradan gelen bu kan şekerini dengeleyebilmektedir. Ama ileri anne yaşı olanlarda, çoğul gebeliklerde, poli kistik over hastalığı olanlarda, bebeği iri veya amniyo sıvısı fazla olanlarda ve ailesinde ağırlıklı şekilde şeker hastalığı bulunanlarda, gebelik şekeri çıkma olasılığı yüksektir.

Gebelikte diyabet (gizli şeker), çoğu durumda belirti vermez. Belirti olarak sıralayabileceklerimiz ise, şeker hastalığının belirtileri ile aynıdır. Bunlar; çok fazla yemek yemek ihtiyacı, çok fazla su içmek ihtiyacı ve sık sık idrara çıkmak olarak sıralanabilir.

Gestasyonel diyabet, risk altında olmayan anne adaylarında da ortaya çıkabilen bir rahatsızlık olduğu için, gebelik şekeri tarama testi, her anne adayına uygulanabilen bir testtir.  Eğer kan şekeri yüksek çıkarsa, gebelik şekeri olma olasılığından bahsedilebilir. Bu yöntemle gebelik şekeri tanısı konulamaz. Gebelik şekerinin kesin tanısının konulabilmesi için yapılan test, (OGTT) oral glikoz tolerans testidir. Bu şeker yükleme testidir. Gebelik şekeri tarama testinden elde edilen kan şekeri değeri belirli bir değerin üzerinde çıkan hamilelerden, sadece % 10’ una gebelik şekeri tanısı konulur.

Gestasyonel diyabet yaşayan anne adayları, iki tür riskle karşı karşıya kalmaktadır. Birincisi; bebeği şeker yüklü ortamdan bir an önce kurtarmak ve doğum sırasında bebeğin büyüklüğüne bağlı olarak omuz takılması olasılığını ortadan kaldırmak için, doğumun sezaryenle yapılması. İkincisi ise; gebelik şekeri yaşayan anne adayının, ileriki yıllarda şeker hastalığına yakalanma olasılığının artmasıdır.

Gestasyonel diyabet, bebek açısından da çeşitli riskler taşımaktadır. Gebelik şekeri yaşanan hamileliklerde, kan şekeri, diyet veya insülin tedavisiyle kontrol alına alınmazsa; bebeğin bulunduğu ortamın şeker değerinin yüksek olması sebebiyle bebek ihtiyacından daha fazla insülin hormonu salgılamaktadır. Bu tür gebeliklerde karşılaşılan diğer riskler ise sarılık ve Ca düşüklüğüdür. Çok iri bebeklerde doğumun sezaryenle olma olasılığı artar. Yine iri bebeklerde normal doğum sırasında, bebeğin omzunun takılması riski artar. Bu da bebekte ciddi rahatsızlıklara sebep olabilmektedir. Bu yüzden bu iki neden de gebelik şekerinin bebek açısından taşıdığı riskler arasında söylenebilir.

Gebelik kan şekeri, anne adayına uygun bir diyet uygulanarak denetim altına alınabilir. Bebeğin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde oluşturulmuş bir diyet listesi hazırlanarak, anne adayının günlük alması gereken kalori miktarı ve bu kalorilerin bileşenleri (glikoz, yağ ve protein) kontrol altında tutularak, kan şekeri seviyesinin kritik değerin üzerine çıkması engellenebilir. Diyete rağmen istenilen sonuç elde edilememişse yani, kan şekeri yeteri kadar düşülememişse, insülin tedavisine gerek görülür. İnsülin tedavisi gören anne adaylarının, sürekli doktor kontrolünde olmaları,  gerektiği zamanlarda insülin dozu ayarının yapılabilmesi açısından önemlidir.

Gestasyonel diyabet doğumda, plasenta anne karnından çıktıktan sonra tamamen bitmektedir. Hem anne hem de bebeğin kan şekeri değerleri, doğumdan sonra normal seyrine dönmektedir. Gebelik süresince de kontrol altında tutulabilmektedir. Bu açıdan gebelik şekeri, korkulması gereken bir rahatsızlık değildir. Kadın açısından, ilerleyen yaşlarında şeker hastalığı riskini arttırması dışında gebelik şekeri çok fazla risk taşımamaktadır. Ancak, oluşabilecek şeker hastalığının tanısının erken konulabilmesi ve tedavisine başlanabilmesi açısından, gebelik şekeri yaşayan kadınların; 35 yaşına kadar 2 yılda bir, 35 yaşından sonra yılda bir kez şeker yükleme testi yaptırmaları önerilir.

Bir önceki yazımız olan Gebelikte bulantı ve kusma başlıklı makalemizde Gebelikte bulantı, Gebelikte kusma ve riskli gebelik hakkında bilgiler verilmektedir.

You can leave a response, or trackback from your own site.

Leave a Reply

Powered by WordPress | Designed by: Download Free WordPress Themes | Thanks to Premium Themes, Compare Premium WordPress Themes and WordPress Themes Free